Çocukların üzülmesi, öfkelenmesi, hayal kırıklığı yaşaması ya da çok heyecanlanması gelişimin doğal bir parçasıdır. Asıl önemli olan, bu duyguları hiç yaşamamaları değil; zamanla duygularını tanımayı, ifade etmeyi ve yönetmeyi öğrenmeleridir. Duygu düzenleme becerisi; çocukların sosyal ilişkilerinden okul yaşantılarına, problem çözme becerilerinden ruh sağlıklarına kadar pek çok alanı etkiler. Bu nedenle erken çocukluk döneminde bu beceriyi desteklemek, çocukların gelişimi için çok kıymetlidir.

Duygu düzenleme tam olarak nedir?

Duygular; yüz ifadeleri, bedensel tepkiler, düşünceler, hisler ve davranışlarla birlikte ortaya çıkan hem zihinsel hem bedensel süreçlerdir. Aynı zamanda önemli bir işleve sahiptirler: dikkat ve hafızayı etkiler, karar vermeyi şekillendirir ve kişilerarası iletişimde bize yol gösterirler.

Duygu düzenleme ise çocuğun yaşadığı duyguyu fark etmesi, anlamlandırması, ifade etmesi, gerektiğinde yoğunluğunu değiştirebilmesi ve içinde bulunduğu duruma uygun hale getirebilmesidir. Yani sadece “ne hissediyorum?” sorusunu değil, “bu duyguyla ne yapabilirim?” sorusunu da içerir. Buradaki amaç her zaman olumsuz duyguyu ortadan kaldırmak değildir; bazen duyguyu azaltmak, bazen artırmak, bazen de daha işlevsel bir şekilde yönlendirmek gerekir.

Neden bu kadar önemlidir?

Duygu düzenleme becerisi, çocukların aileleri ve akranlarıyla daha sağlıklı ilişkiler kurmasına yardımcı olur. Aynı zamanda akademik süreçlerde de önemlidir; beklemek, sıraya girmek, hayal kırıklığıyla baş etmek, dikkatini sürdürebilmek ve zorlanma karşısında devam edebilmek gibi becerileri destekler. Duygu düzenleme güçlükleri çeşitli duygusal ve davranışsal zorluklarla ilişkili olabilir.

Örneğin bir çocuk çok sevdiği bir oyunda kaybettiğinde ya da sınıfta yapmak istediği bir etkinlik beklediği gibi gitmediğinde yoğun bir tepki verebilir. Bu anlar aslında “problemli” anlar değil, duygu düzenleme becerisinin geliştiği anlardır.

Çocuklar bu beceriyi nasıl öğrenir?

Duygu düzenleme doğuştan tamamen hazır gelen bir beceri değildir. Yaş, mizaç, bağlanma, akranlar, ebeveynler ve okul gibi pek çok etken bu gelişimi şekillendirir. Özellikle erken yaşlarda çocuklar, duygularla nasıl baş edeceklerini büyük ölçüde yetişkinlerle kurdukları ilişkiler içinde öğrenirler.

Burada ebeveynin rolü çok belirleyicidir. Ebeveynlerin kendi duygularını nasıl ifade ettiği, çocuklarıyla duygular hakkında konuşup konuşmadığı ve çocuklarının olumsuz duygularına nasıl tepki verdiği, çocuğun duygu düzenleme gelişimini doğrudan etkiler.

Ebeveyn tutumu

Ebeveynler genellikle çocuklarının duygularına ya destekleyici ya da destekleyici olmayan biçimde yaklaşırlar. Destekleyici yaklaşım; çocuğun duygusunu ifade etmesine alan açmak, rahatlamasına yardım etmek ve gerektiğinde çözüm sunmak anlamına gelir. Destekleyici olmayan yaklaşım ise küçümseyici ya da cezalandırıcı tepkileri içerir. Bu fark, çocuğun ileride duygularıyla nasıl baş edeceğini etkiler.

Bunu günlük yaşamdan basit bir örnekle düşünelim: Çocuk sevdiği bir kitabını kaybediyor ve ağlıyor. “Ne kadar abarttın” ya da “Eşyalarını toplamazsan böyle olur” demek yerine, “Biliyorum, kitabını çok seviyordun ve bulamamak seni üzdü; istersen beraber arayalım. Bundan sonra bu durumu yaşamamak için neler yapabilirsin?” demek çocuğun hem duygusunun görülmesini sağlar hem de düzenlenmesine yardımcı olur.

Evde neler yapılabilir?

Duygular hakkında konuşun

Çocukların duygularını düzenleyebilmesi için önce onları fark etmeleri ve anlamlandırmaları gerekir. Günlük yaşam içinde “Bugün neler hissettin?”, “Arkadaşın sana bunu söylediğinde nasıl hissettin?” ya da “Sence o ne hissetmiş olabilir?” gibi sorularla duygular üzerine konuşmak çok destekleyicidir. Hikâyelerde, oyunlarda ve çizgi filmlerde karakterlerin duyguları üzerine konuşmak da aynı şekilde işe yarar.

Çocuğunuzun duygularını kabul edin

Tüm duygular doğaldır; önemli olan bu duyguların nasıl yaşandığı ve nasıl ifade edildiğidir. “Buna da mı üzüldün?” demek yerine, “Bunun seni üzdüğünü görüyorum” demek çocuğun duygusunun görülmesini sağlar. Çocuğunuzun olumsuz duygularını kabul edilemez bir davranış olarak görmezden gelmekten kaçının. Duyguyu kabul etmek, her davranışı onaylamak anlamına gelmez; ancak çocuğa “duyguların burada yer bulabilir” mesajını verir.

Destekleyici yaklaşın

Küçümseyen, eleştiren ve cezalandıran tutumlardan kaçınmak gerekir. “Ağlamak çözüm değil” ya da “Buna da ağlanır mı?” gibi ifadeler çocuğun duygusunu bastırmasına yol açabilir. Araştırmalara göre çocuğunun duygularını küçümseyen, onları cezalandıran ve duyguları için eleştiren ebeveynlerin çocuklarında duygu düzenleme becerisinde güçlükler görülmüştür. Bunun yerine daha empatik bir dil kullanmak, çocuğun duygusunu düzenleme sürecini destekler.

Rol model olun

Yetişkin olarak kendi duygularımızı fark etmek, adlandırmak ve sağlıklı biçimde düzenlemek çocuklar için güçlü bir örnektir. “Bugün biraz zorlandım ve şu an stresli hissediyorum; kendimi rahatlatmak için biraz yürümek istiyorum” gibi ifadeler, çocuklara duyguların konuşulabilir ve yönetilebilir olduğunu gösterir.

Duygu düzenlemeyi destekleyen küçük uygulamalar

Nefes egzersizleri

Nefes egzersizi temelli oyunlaştırılmış uygulamalar, çocukların sakinleşme anlarında bedenlerini kullanarak düzenlenmelerine destek olur. Bu tür çalışmaların oyunla birleşmesi, öğrenmeyi daha doğal ve keyifli hale getirir.

  • Mum üfleme: Sakinleşme ihtiyacında her parmaktaki mum üflenilerek zor duygu gönderilir.

Somutlaştırma 

“Duygu derecesi” gibi basit görsel sistemler de çocukların duygularının yoğunluğunu anlamlandırmasını kolaylaştırabilir. Örneğin daha sakin hissettikleri anları yeşil, çok öfkeli oldukları anları kırmızı, öfkenin yaklaştığı anları ise sarı ile eşleştirmek çocuklar için somutlaştırıcı olabilir.

Sonuç olarak

Duygu düzenleme, çocukların sadece zor anlarda sakinleşmesiyle ilgili bir beceri değildir. Aynı zamanda kendini tanıma, başkalarını anlama, ilişkiler kurma ve yaşamın içindeki iniş çıkışlarla baş etme kapasitesinin önemli bir parçasıdır. Çocuklar bu beceriyi zamanla, tekrarlarla ve en çok da onları anlayan yetişkinlerle kurdukları ilişkiler içinde geliştirirler. Onların duygularına alan açtığımızda, duygularını küçümsemeden dinlediğimizde ve kendi duygularımızla kurduğumuz sağlıklı ilişkiyi modellediğimizde, çocukların iç dünyalarını daha güvenle düzenleyebilmelerine destek oluruz.

Kaynakça

Atalay, A. A., Kızılöz, B., & Atalar, D. (2023). Kuramdan pratiğe duygu düzenleme. Koç Üniversitesi Yayınları.

Elsayed, N. M., Vogel, A. C., Luby, J. L., & Barch, D. M. (2021). Labeling emotional stimuli in early childhood predicts neural and behavioral indicators of emotion regulation in late adolescence. Biological Psychiatry: Cognitive Neuroscience and Neuroimaging, 6(1), 89–98. [https://doi.org/10.1016/j.bpsc.2020.08.018](https://doi.org/10.1016/j.bpsc.2020.08.018)

Fivush, R., Brotman, M. A., Buckner, J. P., & Goodman, S. H. (2000). Gender differences in parent–child emotion narratives. Sex Roles, 42(3–4), 233–253. [https://doi.org/10.1023/A:1007091207068](https://doi.org/10.1023/A:1007091207068)

Gerrig, R. J., Zimbardo, P. G., & Sart, G. (2016). Duygu, stres ve sağlık. In Psikoloji ve yaşam: Psikolojiye giriş (ss. 370–402). Nobel.

Gross, J. J. (1998). The emerging field of emotion regulation: An integrative review. Review of General Psychology, 2(3), 271–299. [https://doi.org/10.1037/1089-2680.2.3.271](https://doi.org/10.1037/1089-2680.2.3.271)

Gross, J. J. (2015). Emotion regulation: Current status and future prospects. Psychological Inquiry, 26(1), 1–26. [https://doi.org/10.1080/1047840X.2014.940781](https://doi.org/10.1080/1047840X.2014.940781)

Hajal, N. J., & Paley, B. (2020). Parental emotion and emotion regulation: A critical target of study for research and intervention to promote child emotion socialization. Developmental Psychology, 56(3), 403–417. [https://doi.org/10.1037/dev0000864](https://doi.org/10.1037/dev0000864)

Işık, Ş. (2023). Psikolojiye giriş. Pegem Akademi.

Kamboj, K. P. (2023). A mini review on emotional socialization practices and emotional development. Current Pediatric Research, 27(3), 1837–1841.

Karadeniz, G. (2020). Kendini seven çocuk yetiştirmek. T.C. Maltepe Üniversitesi.

Kim, E., Jackman, M. M., Jo, S.-H., Oh, J., Ko, S.-Y., McPherson, C. L., Hwang, Y.-S., & Singh, N. N. (2020). Effectiveness of the mindfulness-based OpenMind-Korea (OM-K) preschool program. Mindfulness, 11(4), 1062–1072. [https://doi.org/10.1007/s12671-020-01337-2](https://doi.org/10.1007/s12671-020-01337-2)

Morris, A. S., Criss, M. M., Silk, J. S., & Houltberg, B. J. (2017). The impact of parenting on emotion regulation during childhood and adolescence. Child Development Perspectives, 11(4), 233–238. [https://doi.org/10.1111/cdep.12238](https://doi.org/10.1111/cdep.12238)

Nightengale, N. (2014). Parenting style and emotion socialization strategies as predictors of children’s emotion regulation [Doctoral dissertation, West Virginia University].

Bizden Haberler

The Pumpkin Kindergarten'da sizleri ağırlamaktan mutluluk duyarız.

The Pumpkin App

The Pumpkin © 2026. Tüm hakları saklıdır.

Whatsapp Destek
Yardıma ihtiyacınız var mı?
Merhaba,
Size nasıl yardımcı olabilirim?